Site Tanıtım

Tam Versiyon: Perakende Sektöründe Çanlar Kimin için Çalıyor?
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
Evet maalesef ki tüm sektörlerde çanlar birileri için çalmaya devam ediyor. AVM Sektörü için, müşteri için, çalışan için değişiklik göstermekle birlikte tüm sektörlerde çanların birileri için çaldığı ve daha da çok çalacağı dönemlerdeyiz. Bu yazımızda da perakende sektörünün üzerine odaklanalım istedik.

Fakat şüphesiz perakende sektörü bu sürecin en sancılı kulvarlarından biri olacak. Hem markalar ve perakende mağazacılık hem de alışveriş merkezlerinin ciddi anlamda etkileneceği ve başkalaşacağı dönemlerden geçiyoruz.

Sadece Sat !
Türkiye'de geldiğimiz noktada perakende sektörünün en önemli dez avantajlarından biri şüphesiz odak noktası oldu. Perakende'nin odak noktası yakın geçmişte hep sadece sat kavramı üzerine yoğunlaştı. Tedarik zinciri dediğimiz taşı ve depola kısmına gereken önem maalesef verilmedi. Şimdi geldiğimiz süreçte bu taşıma ve depolama kısmında perakende sektörü ciddi sıkıntılar yaşayacak.

Yaşanan sıkıntılar perakende sektöründe kazanç kaybına yol açarken, perakendeye hizmet eden, yani taşıyan ve depolayan tedarik zinciri sürecinde yeni bir dönem başlayacağı ön görülüyor. Depolama ve lojistik konusunda yeni yeni yatırımlar yapılmak zorunda kalınacağı bir dönemden geçeceğiz gibi görünüyor.

Luxury Segment Gerileceyecek
Son dönemin en fazla talep gören segmentlerinden biri olan luxury segmentin gerileyerek önem sıralamalarının değişeceği ön görülüyor. İnsanlar doğala, sağlığa daha önem vererek tüketici davranışlarının bir kısmında değişikliğe gidebilir. Yine pratik çözümler karantina döneminde tüketici davranışına yerleşeceğinden ön plana çıkacak kategoriler arasında olabilecek gibi görünüyor.

Prestij Lokasyonculuğu Sona Eriyor
Perakendede prestij mağazacılığı diye bir algı var artık. Prestijli noktalarda karlı olmamasına rağmen pek çok perakendeci mağazasını açık tutardı şuana kadar. Fakat şuandan sonra bu durum tarih olacak gibi görünüyor. Perakendeci prestije değil, son tüketicinin ürüne ulaşıp ulaşamamasına önem verecek. Çünkü kira bedelleri maalesef artık herşey.


Mağazalar Açmaya Başladı Durumlar Nasıl?
Cadde mağazalarında işler beklenen üzerinde gerçekleşti bu da perakendecinin yüzünü güldürdü. AVM'lerde yoğunluk açık alanlara göre nispeten daha az. Klima, havalandırma konuları müşterinin aklını karıştırıyor. Alışveriş oranlarında beklentinin üzerinde bir tablo var. Çocuk giyim kategorisinde bayram öncesi alışverişte rakamlar tahminlere göre yüz güldürdü. Müşteri gezmeye gelmese de gelip ihtiyacınız karşılayıp gitmeyi tercih ediyor. Giriş oranlarında yaşanan %70 düşüşler, satış oranlarında %30 - 40 gibi düşüşlere tekabül etti.

Peki Çalışanlar?
Sektör bu denli etkilenirken çalışanların etkilenmemesi elbette beklenemezdi ve beklenecek. Kapanan mağazalarla birlikte sektörde %30'lara yakın personel azaltımı beklenecek. Bu da daha fazla iş, daha az personel anlamına gelecek. Ülkemize turist girişinde de yaşanacak ciddi sorunlar özellikle yaz aylarında perakende sektörünü çok fazla etkileyecek. Özellikle moda kategorisinde var olan yüksek turist talebi, 1-2 yıl gibi süre ile %40 gibi oranlarında düşüşle gerçekleşecek.

Sezon Ürünleri Ne Durumda?
Sezonunu neredeyse geride bıraktık fakat ürün stokları henüz eritilemedi. Yeni sezon için tedarikçilere ödeme yapılamadığından sorunlar orada da devam ediyor. Markalar bu iki ay içerisinde elinde kalan ürünleri indirimli fiyattan satıp, yeni sezona kaynak ayırmaya çalışacaktır. Süreç uzar ve sezon geçişleri daha da atlar, mevcut ürünler elden çıkarılamazsa durum daha da kötü bir hal alabilir.

Oldukça karamsar bir tablo çizdiğimin farkındayım. Fakat bu süreçte karamsarlık yanında proaktiflik can kurtarıcı olabilir. Perakende, sektörde online satış ve mağazacılık dışında kendine yeni kaynaklar bulmak zorunda. Aksi halde maalesef eski köyde eski adetlerle durum bu.

Daha güzel günlerde görüşmek üzere diyelim.